Psikodrama, Monodrama Nedir? Entegre olduğu Diğer Terapi Yöntemleri Nelerdir?
Bireyin kendisini, duygularını, kalıplaşmış davranışlarını, otomatik düşüncelerini anlamasına aracı olan eyleme dayalı bir terapidir. Durumun fenomenolojik olarak yani yorum ve yargıdan uzak sadece deneyimleneni “birey-durum etkileşimi” açısından ele alan yöntemdir. Sahne çalışmaları aracılığı ile grup çalışması süresi içerisinde deneyimlenenler bireyin kendisi için bir geribildirim (geribesleme) içerir.
Çoğu insan grup terapisi denildiğinde, herkesin önünde konuşmak zorunda kalacağını düşünür ve çekinir. Psikodrama tam da bu değildir. Psikodrama deneyime dayalı bir terapi şeklidir. Birbirini dinleyen paylaşım gruplarından bu açıdan farklıdır. Genelde amerikan filmlerinde konu alınan paylaşım grup terapi yöntemidir. Kabül geliştirme amacı ile üyeler birbirini dinler ve destekler. Fakat psikodrama içerisinde paylaşımlar şimdi grup zamanı içerisinde, burada grup sürecinde deneyimlenene dair oluşur.
Etki bırakan bir geçmiş, şimdiki yahut geleceğe dair yaşantıyı sahne aracılığı ile güvenli bir ortam içerisinde yeniden deneyimleme fırsatı sunar. Deneyimleme o zamanki duygular kümesine ulaşmayı sağlar. Bireyin geçmişte yaşantıladığı bir durum olsa dahi yeni bir rol alarak yeni bir yanıt üretme fırsatı bulmasını sağlar. Böylece otomatikleşen duygu, düşünce, davranış kalıpları ile yanıt üretme refleksleri dışına çıkılır. O ana özgün kendiliğinden yaratıcı yeni bir duygu, düşünce ve davranış ile cevaplama özgürlüğü sunar.
Anlatmak yerine yaşayarak fark etmeyi öncelediğinden söze dayalı olmaktan çok eyleme dayalı bir yöntemdir. Tiyatro oyunu gibi de değildir. Aslında bir seyirci tam olarak yoktur. Grup ortaklaşılan bir hedefe doğru hareket eden balık sürüsü gibidir. Bir birlerini izlemez ya da gözlemlemezler. Daha çok beraberce birlikte deneyimlerler.
Diğer grup terapilerinden farklı olarak burada grupta aktif eylem içerisinde yol alır. O an sahnede çalışan üye sadece kendi konusunu çalışmaz ortaklaşılan grubun konusunu çalışır bu yüzden asla yalnız değildir. Yükü her adımda grup ile paylaşır. Psikodrama da birey grubu etkiler, grup süreci bireyi etkiler. Taraflar arasında karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. Birlikte şekillenirler.
İnsan hayatın yükünü tek başın taşımak zorunda kalmadığını güvenli ve kontrollü ortamda deneyimleme aracılığı sunan terapi psikodramadır. Bu yöntem psikiyatrist ve sosyolog Jacop L. Moreno tarafından neredeyse yüz yıl önce geliştirilmiş bir terapi yöntemidir. Moreno’nun psikodrama yöntemi başka terapi yöntemleri ile entegre edilip gücü artırılabilir. Ortak terapi zemini olan diğer bazı terapi yöntemleri ile aynı potada eritilerek esnek bir şekilde kullanılabilir.
2003 yılında eğitimini almaya başladığım ve 2009 yılında grup yöneticisi olarak mezun olup çalışmaya başladığım psikodrama (Triadik sistem) yöntemini transaksiyolen analiz, gestalt terapileri, Jungiyen terapi ve varoluşçu terapi tekniklerini birbiri ile harmanlayarak kullanmaktayım.

İzmir Bayraklı’da Psikodrama
2003 yılından itibaren yönetilen psikodrama grupları;
- 2007-2010 yılları arasında çocuk grupları
- 2008 Bipolar hastalar ile damgalanma (Stigmatizasyon) üzerine “İnsan grup içinde var olur.” Başlıklı grup çalışması
- 2011-2013 arasında Kadın Sığınma kurumunda “Adaptasyonve Yeni Yaşam Oluşturma” grupları
- 2012-2014 arasında Alkol bağımlıları ile “Bağımlılığı Anlama ve Nüksü azaltma” grupları
- 2014-2019 arasında Kaygı bozukluklarında “Sağaltım ve Nüks azaltma” grup çalışması
- 2017-2018 arasında ağır psikiyatri hastalarının hasta yakınları ile”Hastaya Anlayış Geliştirme” üzerine aile destekleyici grup çalışması
- 2018-2019 lise çağı öğrenciler ile “Sınav Kaygısı ile Baş etme” grupları
- 2019-2022 arasında Selçuk Kadın Dayanışma biriminde “Yaşamaktan Zevk Alma” grup çalışması
- 2021-2022 arasında Genç yetişkinler ile “Hayatımı İnşaa etmek İstiyorum.” Grupları
- 2021-2022 Kişisel Gelişim Grupları “İlişkilerimden Neler öğreniyorum”
- 2022’den bu yana her yıl Kişisel Gelişim Grupları “Ben Kimim?” grup çalışması
- 2023’ten bu yana Mükemmelliyetçi bireylerde “Esneklik Kazanma” grupları
İzmir Psikodrama
Yetişkin yetilerini geliştirmek üzerine yapılan kişisel gelişim grup çalışmasında elde edilecek kazanımları örnekler üstünden anlatımı;
Örneğin bir üyem gruplardan önce duygularını bastırdığını, onlarla yüzleşemediğini, kaçındığını grup ortamının sağladığı güvenlik hissi içinde bu duygularla yüzleşebildiğini anlattı. Daha önce içinde olduğu sorunların çözümü için ürettiği yanıt baş edemedikçe kaçınma ve duygularını basıtma yolu ile başa çıkma olmuştu. Kendi sorunlarından kaçarken başkalarını sorunlarına odaklanarak kendisini oyalamaya çalıştığını fark etti. Aslında başkalarının sorunlarını sahiplenerek onlardan onay bekliyor ve bu arada kendisini ihmal etmiş oluyordu. Bunun boşuna zaman kaybı olduğunu grup sayesinde fark etmişti.
Bunun ayırdına vardığında artık kaçmamaya karar verdi. Özünde kaygı ve korkularını kendi senaryoları olduğunu keşfetmişti. Oysa daha önce dış dünya kendisini anlamadan dinlemeden “bunları sen yaratıyorsun!” yargılamasında bulunduğunda sözlerine kırılmıştı. Tamda grup içinde herkesin eşit olduğu ve bu korkuların insanın doğası sonucu oluştuğunu anladığında korkuları kendi beyninin yarattığını kabüllenebilir olmuştu. Böylece korkularının kaynağı dış dünya değil, kendi beyninin ürttiği senaryolar olduğunu kabüllenir oldu. “Her an kötü bir şey olacak” düşüncesi ile yüzleşmeye karar verdi. Bu düşünceye karşı ilk defa kendisini güçlü hissediyordu.
Özetle içine dahil olduğu kişisel geliş grupları sayesinde
- Duygusal farkındalığı artmış,
- Kendi duygularını sahiplenerek sorumluluklarını almış,
- Grup aracılığı ile kendisini tanımış,
- Yanlızlık duygusundan aidiyet duygusuna geçiş yapmış,
- İlişkilere sağlıklı sınırlar çekmeye karar vermiş,
- Özüne güvenmeye başladığında içsel gücü artmış, kaçınmayı bırakmış ve sorunları ile yüzleşebilmiştir
Yetişkin yetisi geliştirmek adına yürütülen “Ben Kimim?” grup çalışması içerisinde katılımcılar; kendilerini geçekliğe çağıran, kendilerine ayna tutan, duyguların ifadesine izin veren fakat duyguların karar vermesini teşvik etmeyen, özüne karşı sorumluluk almasını sağlayarak üyeleri güçlendiren, yorumun ve yargılamanın olmadığı veriye dayalı bir gözlemlemenin (fenemonolojik) olduğu bir çerçeve içerisinde içsel güven duygularını geliştirebilirler.
Örneğin başka bir üyem sosyal atom çalışması sırasında eşim ile kendimi bir bütünün parçaları olarak gördüğümü fark ettim. Eşim ile duygusal olarak içiçe ve bağımlı bir ilişkim varmış. Aslında eşim ve ben ayrı bireyleriz ama buna uygun yaşamadığımı far ettim. Eşinden beklentiyi bırakıp kendi hayatı için yapılması gerekenleri yapmaya karar vermişti. Kendi hayatını eşine dayanarak güvence altına almak yerine kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmeye karar verdi. Grup ortamının güvenli bir korunaklık sağlaması, tek başına bu konuda günlük hayatta denemeler yapmasına destek sağladı.
“Kimi, neye göre hayatıma alıyorum?” “Kimi, neden dışarıda bırakıyorum?” sorularını sormaya kendisini götüren sosyal atom çalışması ardından sosyal ilişki ağ içindeki ilişkileri için “Kiminle ne kadar yakınım?” değerlendirmesini yapmıştı. Böylece kişileri yahut ilişkileri idealize etmeden, gerçek sınırları ile görebilme yetisi kazandı. İlişkilerde otomatikleşmiş tekrarlamalardan kurtularak bilinçli seçim yapabilme ve seçimlerini yönetme becerisi kazanmaya başladı.
Özetle içine dahil olduğu kişisel geliş grupları sayesinde;
- Bağımlılıklardan özerkliğe geçiş
- Seçim yapabilme ve sorumluluk alma;
- İlişki çemberini bilinçli yönetme
- Gerçek temaslar kurma ve önyargıları askıya alma
Erikson’a göre bilişsel, duygusal, sosyal olgunlaşmanın aşamalarında genç yetişkin yaşları yalnızlık ile yakınlık arasında bir içsel çatışma doğurur. Birey “Bağımlılık-yalnızlık dengesini” bulmayı ve sağlıklı bağ kurma becerisini bu yaşlarda edinilir. Romantik ilişkiler, evlilik, dostlukların derinleşmesi hayatın bu döneminde yaşanır. Psikodrama grup çalışma teknikleri ilişkisel bağları gözden geçirmeye ve düzenleme yapmaya imkan sağlar.
Yine başka bir örnek üstünden yöntemi açıklamaya devam edilim. Sınırlar için yapılan nesne çalışması sonucunda seçtiğim bir nesne (tepsi) başımın üstüne koymuştum. İnsanları başımın tacı yaptığımı hissettim. Çok rahatsız oldum. Siz değişim yapma şansınız var deyince onu başka bir obje (saat) değiştirdim. Şimdi grup süreçlerinde ilerleyince saatin anlamını kavradım. Kontrolcü yanımı temsil ediyormuş. Özellikle doğaçlamalar ile çalışırken anladım ki akışın içinde olmalıyım. “Hakkımda aman ne derler.” kaygısı içinde yaşamak yerine özgürce yaşayabileceğimin doğaçlamalar esnasında ayırdına vardım. Bugün fırsatım olsa saati de seçmezdim.
Özetle içine dahil olduğu kişisel geliş grupları sayesinde;
- Kendisini nesnel gözlemleme
- Seçim yapabilme ve seçimi yeniden değerlendirme
- Sağlıklı sınılar koyma, ilişkisel ayrışma, yakınlık becerisi kazanma
- Rol esnekliği
- İşlevsel öz güven
Yorum yönetici tarafından yapılmıyor, rol dayatılmıyor, nasıl yapılması gerektiği öğretilmiyor bireyin kendi yetişkinine bırakıyor. Grup ayna tutan, geri bildirim veren ve temas kuran olarak sürece dahil oluyor. Entegratif, deneyimsel benlik odaklı grup çalışmalarında, rol- beden- ilişki deneyimlenecek ortamlar yaratılıyor, bireyin seçimlerine, farkındalığına, bırakılarak sorumluluk alması sağlanıyor. Bireyler bu grup çalışmalarına katılım sağlayarak kalıcı psikososyal yetiler geliştiriyorlar.


Randevu Al