Modern tıp, beden ve ruh sağlığının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Birçok genel tıbbi hastalık; sadece biyolojik süreçlerle değil, stres, kaygı, duygu durum değişiklikleri ve yaşam tarzı gibi psikiyatrik ve psikososyal faktörlerle de yakından ilişkilidir. Genel tıbbi hastalıklar ile psikiyatrinin kesişimi, bütüncül sağlık anlayışının temel taşlarından biridir. Bu sebeple psikiyatri, sadece ruhsal problemlerde değil; diyabetten kalp rahatsızlıklarına, dermatolojik rahatsızlıklardan bağırsak hastalıklarına kadar geniş bir yelpazede tedaviyi destekleyen önemli bir alandır.
İzmir Psikiyatri Uzmanı Dr. Olga Gökbulut, stres altında bedenin hormonal, bağışıklık ve sinir sistemi düzeyinde tepkiler verdiğini; bu tepkilerin hastalığın seyrini zorlaştırabildiğini, tedaviye verilen yanıtı azaltabildiğini ve hastalıkların daha sık nüks etmesine yol açabildiğini vurgulamaktadır. Psikiyatrik desteğin ise bu olumsuz döngüyü kırarak hastalığın kontrolünü kolaylaştırdığını, tedaviye uyumu artırdığını ve bireyin yaşam kalitesini belirgin biçimde yükselttiğini ifade etmektedir.
Diyabet (Şeker) Hastalığında Psikiyatrik Tedavi Desteği
Diyabet; insülin yetersizliği ve dokuların glikozu tam olarak kullanamaması nedeniyle, gün içinde hipoglisemik mikro-anların oluşmasına zemin hazırlayabilir. Diabetik tablonun henüz başlangıç evresinde; hipoglisemilerin başladığı fakat kan şekerinde yükselmenin henüz başlamadığı pre-diabetik dönemde antidepresan tedavi desteği alınması ve beraberinde yaşam şartlarının yeniden yapılandırılması ile diabete geçiş yavaşlatılabilir.
Dışarıdan alınan tıbbi tedaviye rağmen, sağlıklı bireylerdeki bedenin kendi kendini organize etme dengesi her zaman tam olarak sağlanamayabilir. Bu nedenle diyabet hastalarında sinirlilik hali, tanı konduktan birkaç yıl sonra daha belirgin hale gelebilir. Diyabetik birey strese girdiğinde ise medikal tedaviye rağmen açlık kan şekerinin yüksekliği düşürülemeyebilir. Bu noktada psikiyatri bölümünden alınacak destekleyici tedavi; stres yönetimi, duygu düzenleme, içinde olunan durumun kabulü ve tedaviye uyumun güçlendirilmesi açısından önemli katkılar sunar. Kontrol altına alınamayan kan şekeri yüksekliklerinde psikiyatri tedavi desteğinin sunulması kritik tablonun toparlamasında temel direğidir.
Hipertansiyon Hastalığında Psikiyatrik Tedavi Desteği
Tansiyon ile stres arasında anlamlı bir bağlantı olduğu bilinmektedir. Stres ile ilişkili tansiyon sorunları, esansiyel hipertansiyon grubunda değerlendirilebilir. Esansiyel hipertansiyon erken tespit edildiğinde; stres azaltıcak şekilde yaşam tarzının yeniden düzenlenmesi ve uygun görülen durumlarda erken dönemde psikiyatrik ilaç desteğine başlanılması sonucunda hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.
Bazı bireylerde yalnızca diyet düzenlemeleri ve psikiyatrik tedavi desteği ile tansiyon ilacına geçiş sürecinin geciktirilmesi, birkaç yıl kazanım sağlanması mümkün olabilir. Elbette bu yaklaşım, kişinin klinik durumuna göre hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Kalp Krizi (MI) Sonrasında Psikiyatrik Tedavi Desteği
Kalp krizi (MI), kişinin hayatta kalmasını tehdit eden bir durum olduğu için sonrasında kaygı ve korku gelişme ihtimali oldukça yüksektir. Kaygının artması, kalbin üzerindeki yükü artırır. Bunun sonucunda çarpıntı, nefes darlığı, panik belirtileri ve sürekli tetikte olma hali gibi şikâyetler gündeme gelebilir.
Bu nedenle akut bir kalp krizi sonrasında dahi psikiyatrik desteğin erken dönemde başlanması önemlidir. Stres azaltıcı psikiyatrik tedavi; hem iyileşme sürecini destekleyebilir hem de gelecekte oluşabilecek diğer ataklara karşı koruyucu bir katkı sağlayabilir.
Dermatolojik Hastalıklar ve Psikiyatrik Tedavi Desteği
Cilt, psikolojik durumlara hızlı yanıt veren organlardan biridir. Egzema, SLE ve sebebi tespit edilemeyen ürtiker gibi rahatsızlıklar da stres artışı lezyonların alevlenmesine ve tedavi sürecinin zorlaşmasına neden olabildiği gibi stres ana tetikleyici sebepte olabilir. Bu yüzden dermatolojik tedavileri sırasında, psikiyatrik destekleyici tedaviye ihtiyaç duyabilir.
Ayrıca kozmetik açıdan belirgin tedavi gerektiren bazı durumlarda kişi stres altındayken cilt dokusuna zarar vererek fiziksel yara ve bereler oluşturabilir (nörodermatit). Bu tür tabloların yönetiminde, ağırlıklı olarak psikiyatrik takip ve stres düzenleyici yaklaşımlar kritik önem taşır.
Fibromyalji Hastalığında Psikiyatrik Tedavi Desteği
Fibromyalji; halk arasında bazen “kas iltihabı” olarak adlandırılsa da, bedende ağrılı noktalar ile seyreden kronik bir hastalıktır. Temelde duygusal stresin kaslarda oluşturduğu iltihabi reaksiyonlar ve ağrı duyarlılığındaki artış önemli rol oynar.
Atak dönemlerinde fizik tedavi biriminden medikal destek alınması gerekebilir. Bununla birlikte, fibromyaljiden yakınan bireylerin riskleri azaltmak ve yaşam kalitesini yükseltmek adına düzenli psikiyatri kontrolü ve gerekli durumlarda medikal tedavi altında olmaları hastalıklarının seyrinde önemli farklar yaratabilir.
İrritabl Bağırsak Sendromunda (IBS) Psikiyatrik Tedavi Desteği
İrritabl bağırsak sendromu (IBS), stres altındayken ortaya çıkan diyare ve kabızlık ataklarıyla seyredebilir. Bu ataklar, bireylerin sosyal ilişkilerini ve günlük yaşamlarını belirgin biçimde etkileyebilir. Gastrointestinal sistemin “ikinci beyin” olarak adlandırılması; serotonin gibi bazı hormonların hem beyinde hem de gastrointestinal sistemde ortak rol üstlenmesiyle ilişkilidir.
Bu nedenle IBS, birçok yönüyle psikiyatrik hastalıklar gibi ele alınan bir tedavi yaklaşımından fayda görebilir. Psikiyatrik destek; stres yanıtını düzenleyerek semptomların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolitte Psikiyatrik Tedavi Desteği
Crohn hastalığı ve ülseratif kolit; iltihabi bağırsak hastalıkları arasında yer alır ve stres dönemlerinde nüks etme eğilimi gösterebilir. İltihabi reaksiyonların sık tekrarı, bağırsakta emilimi bozabilir; ileri formlarda operasyon ile müdahale gerekebilir.Tüm bu halsizlik yapan ataklar bireyi günlük yaşamdan koparır ve günlük işlerde dahi yetersizlik hissi bırakır.
Bu tür riskli ve kronik seyirli hastalıklarda nüksü önlemek için psikiyatrik tedavinin destekleyici olarak erken dönemde başlanması önemlidir. Stresin yönetilmesi, yaşam tarzının düzenlenmesi ve psikiyatrik izlemin sürdürülmesi; bağırsaktaki iltihabi sürecindeki nüksleri azaltarak seyrini olumlu yönde etkileyebilir.
Genel tıbbi hastalıklar ile psikiyatrinin kesişimi, bütüncül sağlık anlayışının temel taşlarından biridir. Diyabet, hipertansiyon, kalp krizi sonrası süreç, dermatolojik hastalıklar, fibromyalji, IBS ve iltihabi bağırsak hastalıklarında psikiyatrik destek; tedaviye uyumu artırabilir, stresi azaltabilir ve yaşam kalitesini güçlendirebilir.
Multiple Skleroz Hastalığı Sürecinde Psikiyatri Tedavi Desteği
Merkezi sinir sisteminde mevcut olan plak oluşumuna sebep olan kronik, otoimmune iltihabik bir reaksiyondur. Sinirlerin etrafını sarıp aynı bir elektirik telini saran izolasyon sağlayan bant gibi görev yapan miyelin kılıfına yönelik yanlışlıkla (otoimmüne) saldırının oluşturduğu iltihabik reaksiyon sonucunda sinir iletimi yavaşlar ve bozulur. Merkezi sinir sistemi ile vücut arasındaki iletişimde bozulmuş olur. Atkalarla, alevlenmeler ile ilerleyici seyirlidir. MS, kaygı yaratıcı bir belirsizlik içeren bu hastalık tedavi sürecine eklenecek psikiyatrik tedavi, uyku kalitesini sağlayarak, kaygıyı azaltarak, depresif duyguduruma geçilmesini önleyerek atak sıklığını ve şiddetini gevşetebilir.
Epilepsi ile Psikiyatri Kesişimi
Nörolojik hastalıklar ve psikiyatrik hastalıklar biolojik, psikolojik ve sosyal düzlemlerde içiçedirler. Epilepsi örneği üzerinden anlatırsak; nörolojik hastalıklara eşlik eden psikiyatrik hastalıklar ( depresyon, anksiyete bozuklukları, kişilik değişimleri, psikotik tablolar ve bipolar bozukluk) gözlenir. Bu sadece yaşamın içindeki kronik hastalığın yarattığı yükten kaynaklı değil aynı zamanda yapısal mekanizmaların ortaklaşılması sonucu oluşan birlikteliklerdir. Yapısal ortaklık hem ortak hormonal ağı ( Seratonin, GABA, Glutamate, dopamin) kullanıyor olmadan hem beynin etkilenen bölgelerinin ( frontal lobe, temporal lobe, limbik sistem) ortaklaşılması sonucudur. Epilepsi nöbet sırasında, öncesinde, sonrasında psikiyatrik tablolar stereotipik (tekrarlayıcı) bir şekilde kapsanır. Nöbet öncesinde ani bir korku, depersonilizasyon, derealizasyon, nöbet sırasında anksiyete, kişilik değişimi, depresyon, sonrasında depresyon, ajitasyon, psikotik tablolar oluşabilir. Tedavi öncesinde ayırıcı tanının doğru bir şekilde yapılması önem arz eder. Kompleks parsiyel epilepsi vakkası üstünden yayımladığımız bir makele üzerinden anlatım daha net durumu anlamanıza aracılık edecektir.
Erbek E, Üstün N, Gökbulut O , Eradamlar N, Alpkan RL. Complex Partial Seizures Presenting With Psychiatric Manifestations: A Case with Seizures of Panic Symptoms. Dusunen Adam Journal of Psychiatry and Neurological Sciences. 2004;17(3):174–177


Randevu Al