Ana Sayfaİzmir PsikiyatriBağımlılık Tedavisi

Bağımlılık Tedavisi

Bağımlılık, bireyin bir maddeye ya da davranışa karşı kontrolü kaybetmesi ve yaşamını bu ilişki etrafında sürdürmesi ile ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Toplumun büyük bir kısmı hayatının herhangi bir döneminde kafein, sigara veya alkol gibi psikoaktif maddelerle tanışır. Ancak her deneyim bağımlılık değildir. Bir kişiye “bağımlı” denebilmesi için; vaktinin büyük bir kısmını maddeyi temin etmeye, kullanmaya ya da etkisinde kalması gerekir. Zamanla bireyin sosyal çevresi de maddeyle ilişkili bireylerden oluşur; iş, aile ve sosyal rollar geri planda yer alır.

Günümüzde bağımlılık sadece maddelerle sınırlı değildir. Kumar, internet, telefon, alışveriş, sex gibi davranışsal bağımlılıklar da benzer bir şekilde yaşam kalitesini önemli oranda düşürür. Bu nedenle İzmir bağımlılık tedavisi; madde türü ya da davranıştan bağımsız bir şekilde bireyin bütüncül değerlendirilmesi esas alır.

Bağımlılık Nasıl Gelişir?

Bağımlılık genellikle sinsi bir şekilde ilerler. İlk kullanımda birey kontrolü kendisinde olduğunu düşünür; ancak sürecin ilerlemesi ile birlikte kontrol zayıflar.

Yoksunluk Belirtileri: Bağımlı olunan madde kullanılmadığı zaman bedende eksikliğe bağlı belirtiler meydana gelir. Her maddenin yoksunluğu kendine özeldir. Fakat bazı belirtiler bulunur:

    • Ellerde titreme, çarpıntı, tansiyon yükselmesi
    • Huzursuzluk, uykusuzluk, kaygı ve sinirlilik
    • Bulantı, kusma, ishal
    • Kas ve karın ağrısı

Birey bu belirtileri saklamaya çalışır ve en hızlı çözümü tekrar kullanımda bulur. Böylece bırakmak istese de bırakamama döngüsü başlar.

Tolerans Gelişimi: Zamanla aynı miktar madde eksiki kadar etki etmez. Beklenen etki için daha fazla kullanıma ihtiyaç duyulur. Örneğin alkol kullanımında 3-5 bira yerine 10-15 bira alabilir. Miktar ve kullanım süreleri artış gösterdikçe bağımlılık pekişir. Birey; önce yoksunluğu bastırmak, sonra beklediği etkiyi yakalamak için artan dozlarda ve daha uzun süreler boyunca madde kullanmaya başlar. Kullanıcı maddeyi alma isteğini durduramaz hale gelmiştir. Hayatını ve kontrolünü kaybeder. Artık bağımlısı olduğu nesne tarafından yaşamı yönetiliyordur. İşte böylelikle fark edilmeden sinsice bağımlılık gelişmektedir.

Neden Bağımlı Oluyoruz?

Beyinde bulunan ödül mekanizması, hayatta kalmayı ve motivasyonu destekleyen doğal bir
sistemdir. Yemekten keyif aldığımızda, başarı yaşadığımızda veya yakın ilişkilerde doyum
aldığımızda psikoaktif hormonlar artış gösterir ve ödül merkezi aktif olur. Alkol, maddeler, kumar, internet ve alışveriş gibi bağımlılık yapıcı durumlar bu sistemi doğal olmayan biçimde ve güçlü bir şekilde uyarır. Beyin, bu hızlı ve yoğun ödülü tekrardan ister.

Zaman içerisinde doğal ödüller yetersiz kalmakla başlar kişi ödül merkezini yoğun bir şekilde uyaran bağımlılık nesnesine yönelir. İzmir Bayraklı’da bağımlılık tedavisi kapsamında bu durumun farkına varılarak hayatın kontrolünün ele alınması sağlanır.

Bağımlılık Türleri Nelerdir?

  • Madde bağımlılıkları:
    • Kafein, nikotin, alkol
    • Esrar ve sentetikler
    • Kokain, eroin, morfin
    • Uçucu maddeler, bali,tiner
    • Amfetamin, ecstasy, LCD türevleri
  • Davranışsal bağımlılıklar:
    • Kumar, iddia, at yarışları
    • İnternet, telefon, bilgisayar, televizyon
    • Alışveriş
    • Sex

Bir bağımlılık türü varsa diğerlerinin de eşlik etme olasılığı yüksektir. Çünkü bağımlılık, bireyin ‘dış dünya’ ile ilişki kurma biçimini şekillendirir; sosyal ilişkilerde dahil olmak üzere bu çerçevede belirlenir. İzmir bağımlılık tedavisi seanslarında eşlik eden bağımlılıklar mutlaka değerlendirilir. Ayrıca insan ilişkilerinde de bağımlılıklardan söz edilebilir. İnsan ilişkilerinde bağımlılık davranışsal bağımlılıklar altında ele alınabilir. Çocuklukta ilişkisel düzlemde bağımlı olarak bağlanma paterni geliştiren bireylerdir. Beyinlerinde nörobiyolojik ağlar bir bağımlının nörobiyolojik ağına benzerlik taşır.

Sevilen kişi ile olan temas, madde kullanımı gibi ödül merkezinde dopamin artışına sebep olur. Bağımlı olunan birey ile temas kurmaya dair yoğun bir istek duyma, yanında olmadığında yoksunluk belirtileri gözlemleme, daha fazla temasa ihtiyaç duyma, zarar görse dahi ilişkiyi sürdürme isteğine engel olamama nesnelere duyulan bağımlılık ile ortak benzer özelliklerdir. İzmir bayraklı bağımlılık tedavisi seanslarında bu tür ilişkisel bağımlılıklarda bireysel terapi yürütülür.

izmir bayraklı'da bağımlılık tedavisi
izmir bayraklı’da bağımlılık tedavisi

İzmir Bayraklı Bağımlılık Tedavisi

Bağımlılığın Psiko-Sosyal Etkileri: Bağımlılık yalnızca bedeni değil; duygusal, bilişsel ve sosyal alanları da etkiler. Bağımlılığın psiko-sosyal sonuçları:

  • Aile ilişkilerinde çatışma ve güven kaybı
  • İş/okul performansında düşüş
  • Yalnızlaşma, suçluluk ve utanç duyguları
  • Depresyon ve anksiyete eş tanıları

Bu etkiler, tedavide yalnızca maddeyi bırakmanın yeterli olmadığını; yaşam tarzı ve ilişki
örüntülerinin de ele alınması gerektiğini gösterir. Bağımlılık, doğası gereği, bireyin tüm zamanını maddenin aranması, bulunması, kullanılması ve maddeden ayılma üstünde harcamasına sebep olur. Bu süreçte, aile ilişkileri ve yakın arkadaşlık ilişkileri zarar görmüştür. Tüm bu sosyal ilişkiler ikinci plana atılarak yerlerine bağımlı olunan madde (alkol, esrar, internet, kumar) geçmiştir. Yani, bağımlılık bireyin sosyal ilişkilerini bozmuştur.

Kabul ve Farkındalık: İlk Adım

Tedavinin en kritik aşaması, bireyin bağımlılığını fark etmesi ve kabul etmesidir. ‘Ben bir
bağımlıyım.’ Kabul, güçsüzlük değil; değişim için atılan cesur bir adımdır. Bu adım atıldığında, bilimsel ve etik temelli yaklaşımlarla iyileşme mümkündür.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Nüksü Önleme

  • Düzenli uyku ve beslenme
  • Stres yönetimi ve fiziksel aktivite
  • Riskli ortamlardan kaçınma
  • Sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi
  • Düzenli psikiyatrik takip

Bağımlılık Tedavisi Neden Uzun Sürer?

Bağımlılık; diyabet ve hipertansiyon gibi kronik seyirli bir hastalıktır. Tedavisi, kalıcı
değişiklikler gerektirir. Bir kez bağımlılık geliştiğinde, kişi aktif ya da pasif kullanıcı olarak
yaşamını sürdürebilir; geri dönüş riski ömür boyu vardır. Bu nedenle tıbbi destek şarttır.

Tedavinin Temel Bileşenleri

  • Tıbbi Değerlendirme ve Medikal Tedavi: Yoksunluk belirtilerinin güvenli biçimde
    yönetilmesi, eşlik eden ruhsal durumların ele alınması.
  • Bireysel Psikoterapi: Tetikleyicilerin tanınması, baş etme becerilerinin geliştirilmesi.
  • Grup Terapileri: Kabül görme ihtiyacı, paylaşım, destek ve sorumluluk duygusunun
    güçlenmesi.
  • Aileyle Çalışma: İletişim kalıplarının onarılması ve destekleyici çevrenin kurulması.

İzmir Bayraklı’da bağımlılık tedavisi; kişiye özel planlama, düzenli izlem ve çok disiplinli çalışmayı esas alır. Yeni bir hayat oluşturmak adına ve bağımlılığa geri dönüşü
engellemek için medikal tedavinin bireysel ve grup terapileri ile desteklenmesi gereklidir.

İzmir Bağımlılık Tedavisi

Medikal tedavinin terapi ile desteklenmesi gereklidir. Çünkü, terapi bağımlılığın kabulünün
sağlanması, bırakma motivasyonunu üst düzeyde tutma, bağımlılık maddesi olmadan yeni bir yaşamın oluşturulması ve maddeye geri dönüşü engellemede etkili bir yöntemdir. Tüm bu sayılan hedeflerin gerçekleştirilmesi adına psikodrama grupları bağımlılık tedavisinde en çok kullanılan terapi yöntemidir. Uz. Dr. Olga GÖKBULUT 2012-2014 tarihleri arasında alkol ve kumar bağımlıları ile ‘bağımlılığı anlama ve nüksü azaltma’ grup çalışmaları yönetmiştir.

Bağımlılıkta Bireysel Terapi

Bağımlılık tablosu ambivalent (birbiri ile zıtlaşan) duyguların oluşumuna sebep olur. Birey
tedaviye balvurduğu andan başlayarak tedaviyi sabote etmeye de çalışır. Tedavi olma ile
tedaviye direnme aynı anda yaşanır. Bireysel terapi de ilk adım dilde ki kabulün içseleşmesini sağlamaktır. Bunu için gestalt terapi, monodrama, objektif korrelatif yöntemleri kullanılır.

Bu yöntemler ile şimdi şuanda olmakta olana odaklanma ve duyguların farkına varma, fenemenolojik (bütünsel olarak yorumlamadan) olarak tekrar gözden geçirme, tekrar karar verme aşamaları yaşanır. Tedaviye sahip çıkma iyileşmenin ikinci adımıdır. En önemli aşamaları kabül ve tedaviye sahip çıkma sorumluluğunun bağımlı tarafından üstlenilmesidir. Transaksiyonel analiz sayesinde içinde ki çocuk ego durumundan yetişkine geçiş çalışmaları ile sorumluluk bilincinin gelişmesi desteklenir.

İzmir Bayraklı’da Bağımlılık Tedavisi Grup Çalışmaları

PSİKODRAMA TERAPİSİ (Alkol ve Madde Psikodrama Grup Çalışması): Bağımlı bireyde sosyal ilişkiler zarar gördüğü için ve bağımlılık nesnesinden uzaklaştıkça yerinde bir “boşluk hissi” kalır. Psikodrama insanı yakın ilişkilerinden destek gören ve destek veren sosyal bir canlı olarak kabul eder. Psikodrama ile bağımlılığın tedavisi “İnsan grup içinde var olur.” gerçeğine uygun bir şekilde başlar. Aile ve arkadaş ilişkilerindeki kayıplar düzelene kadar psikodrama grupları o bireyin sosyal destek ünitesini oluşturur. Ayrıca, birey, psikodrama aracılığıyla sosyal ilişkilerini sahnede canlandırarak bu ilişkilerdeki aksaklıkları anlama ve bunları tamir etme fırsatını bulur.

Yakın iletişim içindeki aile bireylerine empati kurma, almadığı sorumlulukları anlamasına vesile olur. Önce grup içindeki ilişkilere dair sorumluluk alma ile başlar. İlişkilerin tamiri ile tedavi sürecinde anlamlı bir adım atılmış olur. Böylece bağımlı birey maddeyi bırakmak için motivasyonunu üst düzeyde tutabilir. Bağımlı olduğu maddeden arınarak yeni bir hayat oluşturması için psikodrama gruplarından destek alır ve grup arkadaşlarına destek verir. Bu öğrendiklerini kendi yakın ilişkilerine taşıyabilir.

PSİKODRAMA TERAPİSİ (İlişkisel Bağımlılıklar): Uz. Dr. Olga GÖKBULUT 2011-2013 tarihleri arasında kadın sığınma kurumunda yaşayan çoğunlukla ilişkisel bağımlılık sorunudan muzdarip bireyler ile kuruma adaptasyon ve yeni hayat oluşturma, bireye dönüşüm, kendi ayakları üstünde durabilme üzerine psikodrama grupları yönetmiştir. Yaptığımız grup ve bireysel çalışmalar aracılığı ile kadınlar önlerinde kendilerini bekleyen yeni hayatın sorunları ile de ilgilenme isteği duyarlar. Dedikodudan uzak bir ortamda, önyargılardan sıyrılarak diğer bir insan ile etkileşimde bulunmak ve oldukları doğal kimlikleriyle kabul görmek güven vericidir.

Bu güvenli ortam bağımlı bağlanma sorunlarıyla yüzleşmelerine cesaret sağlayan grup çalışmaları aracılığı ile kadınların aralarında birlik duygusu oluşturur. Bu çalışmalara tüm grubun katılmasını sağladığımızda birbirleriyle duygusal paylaşım içinde olabileceklerini fark ederek yalnız olmadıklarını görürler. Aralarında dostça bir ilişki kurulur. Birbirleri arasında dayanışma, yardımlaşma başlar. Daha önceki travmatik yaşantıları psikodrama sahnesinde tekrar yaşamaya cesaretleri artar. Psikodrama sahnesinin gücü ile geçmiş deneyimleri şimdiki anda ve burada güvendiği grup arkadaşlarının içinde yeni bir bakış açısı ile tecrübe edinilir. Sorunların çözümüne dair yeni baş etme yöntemleri geliştirmeleri psikodrama sahnesinin getirdiği yaratıcılık ile sağlanır. Bu şekilde bireysel kazanımlar elde edildikçe kadınların devam etme azimleri artar.

Bu değişiklikler, İzmir bağımlılık tedavisi sürecinde nüks riskini azaltmak için planın
ayrılmaz parçalarıdır. Bağımlılık geniş bir alanı kapsar; ancak etkin ve kanıta dayalı tedavisi mümkündür. Doğru zamanda, doğru destekle yeni bir yaşam inşa edilebilir. İzmir Bayraklı’da bağımlılık tedavisi arayışında olan bireyler için; tıbbi yaklaşımın psikoterapiyle desteklenmesi, kalıcı iyilik halinin anahtarıdır. İzmir psikiyatri hekimi Dr. Olga Gökbulut’un klinik anlatımı ve bütüncül bakış açısı temel alınarak hazırlanmıştır. Amaç; farkındalığı artırmak, bilimsel bilgiyle umut vermek ve iyileşme yolculuğuna ışık tutmaktır.

Randevu Al

Adres

Mansuroğlu mah. 1593/1 sok. No 22 DAİRE 1 A1 Blok Toki Bayraklı / İzmir

Telefon

0 532 350 28 28

Email

info@drolgagokbulut.com
olgagokbulut@gmail.com

Olga Gökbulut - DoktorTakvimi.com

İzmir Psikiyatri